Adres: 64 Ada Kamelya 2-3 D:1-2-4 Ataşehir - İstanbul - Türkiye T: +90 216 456 02 56 F: +90 216 455 26 49 E: info@ortodontist.com
Porselen Laminalar (Laminate Veneer): Laminate Veneer porselen lamina dişlerin sadece ön yüzeyinden minimum madde kaldırmak suretiyle dişe yapıştırılan porselen yapraklardır. Çok ince (0,3,- 0,5 mm ) kalınlıktaki bu yapraklar istenen renk boy ve formlarda özel hazırlanmakta ve dişin ön yüzeyine yapıştırılmaktadır. Laminate Veneer Kimlere Uygulanır ? Dişlerin formundan memnun olmayanlara Ön bölgedeki diş renkleşmelerinde (Tetrasiklin renkleşmesi v.s) Dişleri aralıklı olanlarda Ön dişlerde büyük dolguları bulunan ve çürüğün dolgu ile doldurulması sonucu estetik görünümden yoksun dişlerde, Ön dişleri kırık veya aşınmış olan kimselerde uygulanır. Diş Beyazlatma , Ağartma İşlemi (Bleaching) Diş beyazlatma; çeşitli nedenlerle renk değiştirmiş ve sararmış dişlerin rengini; kişiye özel birkaç ton açmak için uygulanan kozmetik bir çözümdür. Dişlerin doğal renkleri yıllarla ve kullanılan çay, kahve sigara etkisiyle koyulaşır. Bu dişlere porselene bir alternatif olarak bleaching olarak da adlandırılan beyazlatma yöntemi uygulanır ve bu işlem sonunda dişler durumuna göre sekiz-on tona kadar açılır. İki tip beyazlatma işlemi vardır: Klinik Uygulamalar (Office bleaching): Diş hekimi tarafından klinikte uygulanan yöntemdir. Bu beyazlatma yöntemi; dişhekimi tarafından klinikte ve genellikle 40 - 50 dk kadar süren tek seanslık bir işlemle uygulanır. Dişe sürülen beyazlatıcı maddenin üzerine beyazlatmayı hızlandıran bir ışın uygulanır. Kullanılan beyazlatma jelleri genelikle karbonitperoksit ihtiva eder. Led Cihazlı Beyazlatma Sistemi: Beyazlatma işleminde led plazma ışığı kullanılmaktadırBu yöntemde farklı dalga boyunda bir ışın yayan cihaz kullanılmaktadır.Her ikisinde de düşük yoğunlukta jel uygulandığı için işlem sonrasında hassasiyet minimum olmaktadır.Kullanılan cihazlar beyazlatma jelinin özelliklerini aktive ederek hızlı bir sonuç alınmasını sağlamaktadır. Ev Uygulamaları (Home Bleaching): Hastanın evde kendi uygulayacağı sistemdir. Bu yöntemde beyazlatma yapılacak kişiye ayrıntılı bir muayene yapıldıktan sonra ölçü alınarak ağzına uygun ve tüm dişleri kapsayacak şeffaf bir kalıp hazırlanır. Hasta bu kalıbın içine hekim tarafından verilen jelleri sıkarak hergün belli saatlerde dişlerine uygular. Genellikle geceleri ve günde 5 - 8 saat süre hastanın ağzında kalması istenir. Bir hafta ile 10 gün arasında işlem tamamlanır. Bleaching İşleminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar: Dişetlerini Korumak: Beyazlatma jelleri dişetlerini tahriş edebilir. Bu nedenle dişetlerine taşırılmaması gerekir. Ev tipi uygulamalarda kalıbı ağza yerleştirdikten sonra jel dişetine taşıyorsa ıslak bir pamuk ile taşan jel alınnmalıdır. Office tipi uygulamalarda ise hekiminiz dişetini izole etmek için özel bir köpük kullanacaktır. Kullanım Süresinin Doğru Ayarlanması: Ev tipi beyazlatmada hekimin tavsiye ettiği sürede ve düzenli uygulama yapılması gerekir. Aksi halde istenilen sonuç alınmayabilir. Sıcak - Soğuk Hassasiyeti: Beyazlatma sonrasında nadiren " sıcak-soğuk hassasiyeti " görülmüştür. Ancak bu durum 1-3 gün içerisinde tamamen kaybolur. Beyazlatma işlemi diş minesi üzerinde herhangi bir değişikliğe yol açmaz. Devamlılık: Beyazlatma kalıcı bir işlemdir. Ancak aşırı sigara, kahve ve çay tüketenlerde zamanla renk %10-20 geriye dönebilir. Genellikle beyazlatma yaptıran hasta 6 aylık periyotlarla kontrol edilir. Diş temizliği konusunda yönlendirilir. Genellikle tek seferlik bir işlem ile beyazlatma pekiştirilir. Gülüş Tasarımı: Ağız ve diş yapınızda görmek istediğiniz değişiklikleri hekiminizin estetik ve fonkiyonla birleştirerek, size en uygun ve optimum gülümsemeyi yaratmasıdır. Toplumsal ilişkilerde ilk tanışma, karşılaşma ve ilk görüş çok önemlidir. Ahenkli yumuşak bir gülümseme her zaman pozitif bir başlangıçtır. Günümüz diş hekimliğide doğal bir gülüş için kişinin fiziğine ve karakterine özel diş tasarımları yapılmaktadır. Gülüşünüzdeki ufak bir değişiklik ile hem psikolojiniz düzelip özgüveniniz artarken hem de kişisel ilişkileriniz ve sosyal statünüzde önemli değişiklikler yaratabilirsiniz. Işık saçan bir gülümseme yüzünüzle bütünleştiğinde kendinize olan güveniniz ve mutluluğunuz karşınızdakini de ister istemez etkileyecektir. Gülüş tasarımı tüm dünyada ve özellikle Amerika'da bireylerin artan estetik talebi ile gelişmiş kişinin istekleri ile doğallık ve fonksiyonu birleştirerek mükemmel sonuçlar elde edilmiştir. Modern diş hekimliği bulunan yeni teknikler ve tasarımlar ile hekim ve hastaların bütün estetik beklentilerini karşılayacak ölçüde gelişmiştir.Kişiden kişiye değişen belli faktörler gülümsemenizi etkiler. Bunlar; yaşınız, cinsiyetiniz, dudaklarınız, dişetleriniz, dişlerinizin renk ve formu, yüz yapınız olarak sıralanabilir. Yaş faktörü en dikkat çekici olanıdır. Geçen yıllarla beraber yüz hatlarınız değişir. Ufak kırışıklıklar belirirken ağız ve çene bölgesinde de farklılıklar başlar. Öncelikle yıllar boyu kullandığınız çay, kahve, sigara gibi etkenler dişin mine tabakasının da aşınmasıyla birlikte gülüşünüzün solgunlaşmasına, diş renginizin de koyulaşmasına eski ışıltısını kaybetmesine yol açar. Bunun yanısıra geçen yıllarla birlikte fonksiyon gören dişler aşınır, ön bölgede kırılmalar, çatlamalar ortaya çıkarken arka bölgelerde de dişlerde aşınma kuron boyunda kısalmalar meydana gelebilir. Arka dişlerde bu kısalmalar çene kemiklerindeki erime ve incelmeyle birleştiğinde yüzün genel görünümünde bir çöküntü haline yol açar. Tüm bunlar ise kişiyi yaşlı gösterir. Bütün bu problemler dişhekimliğinin farklı yöntemleri ile artık kolaylıkla çözülebiliyor. Dişteki basit renkleşme sorunları beyazlatma işlemi ile yokedilirken ön bölgedeki estetik sorunlar için kompozit bondingleme veya porselen laminate veneer ile ideal çözümler mevcuttur. Arka dişlerdeki problemler ise porselen onley ya da veneerler ile yok ediliyor. Böylece hem estetik hem de kişinin çiğneme fonksiyonu ve fonasyonu (konuşma ) doğal sınırları içerisinde yeniden şekillendiriliyor. Kompozit Dolgular: Kompozit Reçine Nedir? Makroskobik olarak birbirinden ayrı iki ya da daha fazla malzemenin bir araya getirilmesi ile imal edilen karışımdır. Kompozit reçineler içerisinde silikon dioksit parçacıkları ihtiva eden plastik bir karışımdan meydana gelmektedir. Bu malzeme diş ile aynı renkte olduğu için beyaz dolgu olarak da adlandırlmaktadır. Önceleri yalnızca ön dişlerde kullanılmıştır. Kompozit Reçine Nerelerde Kullanılır? Bonding, günümüzde en çok ve en son uygulanan koruyucu dişhekimliği işlemlerinden biridir. Çoğu durumda, en az miktarda diş kaybı ile bu işlem gerçekleştirilir. Dişin rengini veya şeklini değiştirmek, büyütmek ya da bir kusurunu kapatmak amacıyla dişe yapılan ilavelerdir. Bu amaçla kullanılan malzemeler (mikrofil ajanlar), doğal dişin dış yüzeyine tutturularak şekil ve renk bozuklukları kolayca giderilebilir. Kompozit Dolgular Nasıl Yapılır? Kompozit dolgular, hazırlanmış kavitelere tabaka tabaka yerleştirilir ve her tabaka özel bir halojen veya led ışık ile sertleştirilir. Bu işlem bitince kompozit dolgular dişe göre şekillendirilir ve düzeltilir. Kompozit dolguların ağızda kalma süresi de 7 - 10 yıldır. Bonding Uygulamasının Ömrü Ne Kadardır? Bu süre, kullanılan malzemenin kalitesine ve dişhekiminin becerisine bağlıdır. Bonding uygulamasının ömrü yaklaşık 5 - 10 yıldır. Bonding (adeziv sistem) uygulanmış bir dişe, daha sonra yeniden bir bonding işlemi yapılabilir. Bu İşlem İçin Çocuk Ya da Yaşlılarda Uygulanabilir mi? Hemen hemen bütün yaş gruplarına bu tedavi metodu uygulanabilir. Kompozit Uygulamalarda Bilinmesi Gerekenler: Kompozitlerde de artık aynı seansda polisaj işlemi yapılabilmektedir. Ancak çok büyük restorasyonlar ya da çok diş için yapılan seri restorasyonlarda hastayı bir defa daha kontrole çağırıp varsa gerekli düzeltmeleri yapmak hem estetik hem fonksiyon açısından çok daha iyi olacaktır. Bu mateyallerle ön dişlerde çok büyük kayıplar restore edilebilmekte bu nedenle hastaların ısırmada dikkatli olmalarının bu restorasyonların ömrünü uzatacağının da anlatılması gerekmektedir. Özellikle fasial yüzde yapılan uygulamalardan sonra ne kadar iyi polisaj yapılmış olsa da boyayabilen yiyecek ve içeceklerin dolguların renklerini değiştirebileceği yine hatırlatılmalıdır. Aşınma nedeni ile restore edilmiş dişlerde daha çok dikkat edilmesi gereken şey de hastaya çok sert olmayan diş fırçaları önermek ve fırçalama yöntemlerinde düzeltmeler yapabilmelerini sağlamaktır. Bu öneriler geniş fasial yüz restorasyonlan için de geçerlidir. Inlay Onlay Porselen Diş Dolgusu Estetik Diş Dolguları: Dişte fazla madde kaybı varsa diş dolgusu yapılmalıdır. Ve genelde arka azı dişlerde uygulanır. Diş dolguları hem estetik olup, hem de çiğneme basınçlarına dirençli, uzun vadede güvenilir bir tedavi şeklidir. Dolgu yaparken ana kural olarak iyi bir kavite hazırlanır ve dişe yapılacak dolguyla çürümeden önceki doğal biçimi tekrar verilmeye çalışılır. Kullanılan dolgu tipi dişin konumuna ve işlevine bağlıdır. Çiğneme işlevinin çoğunu yapan azı dişleri daha fazla basınca maruz kalırlar ve ön dişlerden daha dayanıklı bir maddeye gereksinimleri vardır. Önceden en yaygın dolgu malzemesi gümüş amalgam idi ve arka dişlerde kullanılmaktaydı. Yine ön bölge dişlerde madde kaybına bağlı olarak dolgu uygulamaları yapmak gerekebilir. Porselen dolgular çok fazla madde kaybı olan ve dişin tümden küçültülerek kuron uygulaması gerektiren durumlarda sağlıklı diş dokusunu korumak amaçlı geliştirilmiş bir dolgu yöntemidir. İlk seansta dişin hastalıklı bölgeleri dışında, sağlıklı dokusundan tutuculuk için hiçbir aşındırma yapılmadan hazırlanan kavitelerin ölçüleri laboratuara gönderilir. Burada hastanın bu dişine özel hazırlanan dişin eksik olan yapısını tamamlayan porselenden dolgu hazırlanır ve 2. seansta hastanın dişine yapıştırılır.Dişle aynı sertlikte olan bu porselen dolgu, ısırma kuvvetlerinden oluşan kırılmaları önler ve dişin eskisi kadar sağlıklı olmasını sağlar Porselen Köprü Dişler: Zirkonyum porselen köprü dişler de metal yerine beyaz bir renk olan zirkonyum alaşım kullanılır. Metalsiz köprü ya da metal desteksiz köprüler diye de adlandırılan Full Porselen köprü diş sistemindir. Çürük kırık veya başka bir nedenle aşırı madde kaybı olan dişlerin küçültülüp kaplanması işlemine kuron ( kron ) adı verilmektedir. Köprü: Köprü ise bir veya birden fazla diş eksikliğinde, komşu dişlerin küçültülüp, bunlara gelen özel kaplamalardan destek alınılarak ara boşlukların doldurulması işlemidir. Metalsiz Porselen Kuron Köprüler: Dişlerden herhangi birinin madde kaybına maruz kalması sonucu dişte boşluklar meydana gelir. Ve komşu diş bu boşluğa doğru bir hareket eder.Böylece ağız içi diş yapısı ve şekli bozulur. Buna bağlı olarak ağız kapanışı ve çiğneme kuvveti de bundan etkilenir.Bu boşluklar uzun süre doldurulmaz ise boşluk artar ve çevre dişler de bundan etkilenir. Bu nedenle boşluğun büyüklüğü ve sayısına göre kuron ya da köprü ile bu boşluklar doldurulur. Bu işlemlerde metal destek kulanılmaktadır. Buna alternatif olarak metal desteksiz full porselen kuron köprüler ile hiç metal kullanmadan ağız içi boşlukların giderilmesini sağlanabilmektedir. Metal Desteksiz Full Porselen Kuron Köprülerin Özellikleri: Güçlendirilmiş porselenden yapılırlar. Kuronların görüntüsünü pek çok şey etkilese de en önemlisi ışığa verdikleri tepkidir. Doğal dişler ışığı geçirir. Bunun sonucu olarak da dişte derinlik ve canlılık ortaya çıkar. Metal desteksiz porselen kuronların (full porselen) ışık geçirme özelliklerinden dolayı, derinlik ve canlılıkları daha fazladır böylece doğal dişe en yakın sonuçlar elde edilir. Full porselenler ışığı geçirdiklerinden doğal diş yapısına çok benzerler. Full porselenler ön dişlerde yaygın olarak tercih edilir.. Full porselenler ise aynı doğal diş gibi her türlü ışığı geçirirler. Metal destekli porselenler mekanik olarak dişe yapıştırılırlar. Full porselenler mekanik ve kimyasal olarak dişe tutturulur. Alt yapısında metal olmadığı için kuron - diş eti hizasında koyu renk bir çizgi olmaz. Diş eti çekildiğinde, full porselenler estetik görünümlerini koruyabilirler. Bu ürünler araştırma aşamasındadır. Metal Desteksiz IPS Köprüler: Güçlendirilmiş porselenin özel makinalarda sıkıştırılması ile elde edilir. Özellikle ön dişlerde, ışık geçirgenliğinin çok iyi olmasından dolayı tercih edilir. Arka bölge için çiğneme kuvvetlerine karşı yeterince dayanılıklı değildir. Metal Desteksiz Zirkonyum Köprüler: Zirkonyum Köprü Dişler de metal yerine beyaz bir renk olan zirkonyum alaşım kullanılır. Dayanıklıdırlar ve arka bölgedeki köprülerde tam estetik bir görünüm sağlamaktır. Kaynak: Bonded Porcelarn Restoratins in the Anteriordentition Pascal Magne, PD, DR Med Dent Urs Belser, Prof, Dr Med Dent Sayfa: 16 - 23 - 57 - 78 - 98 - 99 - 120 - 126 - 128 - 239 - 292